Gırgır var şamata var gel vatandaş gel

At arabası yarışlarında keskin dönüş virajlarında sık sık ölümcül kazalar ve çarpışmalar yaşanırdı.
 
Roma'da spor, Yunanistan'daki gibi bireysel mükemmellikten ziyade halkı eğlendirme ve kitleleri kontrol etme aracıydı.
 
Gladyatör dövüşleri (munera), kökenini Etrüsk cenaze törenlerindeki insan kurban etme ritüellerinden almıştır.
 
İlk gladyatör dövüşleri MÖ 264 yılında Roma'daki bir sığır pazarında gerçekleşmiştir.
 
Zamanla şöhret ve para kazanmak isteyen bazı özgür Roma vatandaşları da gönüllü olarak gladyatör olmuştur.
 
Gladyatörler, "Ludus" adı verilen çok sıkı korunan ve disiplinli özel dövüş okullarında eğitilirlerdi
 
Farklı silah ve zırh kombinasyonlarına sahip "Murmillo", "Retiarius", "Thraex" gibi gladyatör sınıfları vardı.
 
Retiarius sınıfı gladyatörler, zırhsız yarışır ve rakiplerini ağ ve üç dişli zıpkın (trident) ile avlamaya çalışırlardı.
 
Kolezyum (Flavianus Amfitiyatrosu), Roma'daki en büyük ve en ünlü gladyatör arenasıdır
 
Popüler inanışın aksine, her gladyatör dövüşü ölümle sonuçlanmazdı; gladyatörler çok pahalı yatırımlar olduğu için sahipleri onları yaşatmak isterdi
 
Bir dövüşün ölümle bitip bitmeyeceğine karar verme yetkisi genellikle editöre (oyunların sponsoru) veya imparatora aitti
 
Mağlup olan gladyatörün bağışlanması veya öldürülmesi sinyali, başparmak hareketleriyle (pollice verso) verilirdi
 
Arenada vahşi hayvanlarla yapılan dövüş ve avlanma gösterilerine "Venatio" adı verilirdi.
 
Roma arenalarında halkı eğlendirmek için aslanlar, kaplanlar, ayılar, filler ve gergedanlar binlercesi katledilmiştir.
 
Damnatio ad bestias", suçluların arenalarda vahşi hayvanların önüne silahsız atılarak infaz edilmesi sporlaştırılmış bir cezaydı.
 
Roma'daki "Circus Maximus", 250.000'den fazla seyirci kapasitesiyle tarihin en büyük spor stadyumudur.
 
Circus Maximus'taki at arabası yarışlarında yarışmacılar "Maviler", "Yeşiller", "Kırmızılar" ve "Beyazlar" olmak üzere dört büyük siyasi-sosyal fraksiyona ayrılmıştı.
 
Bu taraftar grupları arasındaki rekabet o kadar büyüktü ki, MS 532'de İstanbul'da 30.000'den fazla kişinin öldüğü "Nika Ayaklanması"na yol açmıştır.
 
Naumachia" adı verilen gösterilerde, devasa yapay havuzlar veya su doldurulmuş arenalarda gerçek gemilerle deniz savaşları canlandırılırdı.
 
Roma İmparatorluğu'nda başarılı gladyatörler ve jokeyler, günümüzün milyarder futbolcuları gibi muazzam zenginliklere ulaşırlardı.
 
Geri