Gırgır var şamata var gel vatandaş gel

Bu ceza paralarıyla Zeus heykelleri (Zanes) yaptırılır ve stadyum girişine hilebazın adı kazınarak ibret olsun diye dikilirdi
 
İlk Antik Olimpiyatlar'daki tek spor dalı "Stadion" adı verilen yaklaşık 192 metrelik düz koşuydu.
 
Zamanla yarışlara git-gel şeklinde yapılan ve yaklaşık 384 metre olan "Diaulos" koşusu eklendi
 
En zorlu koşu branşı, sporcuların ağır miğferler, dizlikler ve kalkanlarla yarıştığı "Hoplitodromos" (zırhlı koşu) idi
 
Antik Yunan'da boks (pygme) sporunda raunt veya zaman sınırı yoktu; dövüşçülerden biri pes edene kadar sürerdi.
 
Boksörler ellerine günümüz eldivenleri yerine "himantes" adı verilen sert deri kayışlar sararlardı.
 
Boksta siklet (kilo) ayrımı yoktu; bu yüzden müsabakalar genellikle iri yapılı erkeklerin egemenliğindeydi.
 
Güreş (pale), MÖ 708 yılında Olimpiyatlar'a dahil edilmiş ve en saygın sporlardan biri olmuştur
 
Güreşte galip gelmek için rakibin sırtını veya omzunu üç kez yere değdirmek gerekiyordu.
 
Pankration", boks ve güreşin karışımı olan, neredeyse hiçbir kuralı olmayan vahşi bir dövüş sporuydu.
 
Pankration müsabakalarında sadece ısırmak ve rakibin gözünü oymak yasaktı; kemik kırmak veya boğmak serbestti.
 
Birçok pankration dövüşçüsü, pes etmeyi reddettiği için arenada hayatını kaybetmiştir.
 
Antik pentatlon (beşli yarış); disk atma, cirit atma, uzun atlama, koşu ve güreşten oluşuyordu
 
Uzun atlama sporcuları, daha uzağa fırlayabilmek için ellerinde "halteres" adı verilen taş veya kurşun ağırlıklar tutarlardı.
 
Antik uzun atlamanın kesintisiz tek bir atlayış mı, yoksa ardışık üç-beş adımdan oluşan bir sıçrama mı olduğu hala tartışılmaktadır
 
Diskler başlangıçta taştan, daha sonra ise bronzdan yapılırdı ve ağırlıkları 1.3 ila 6.5 kilo arasında değişiyordu.
 
Cirit atma yarışlarında, ciridin gövdesine sarılan deri bir ilmek (ankyle) kullanılarak atış esnasında cirde dönüş ve ekstra hız kazandırılırdı.
 
At arabası yarışları (tethrippon), dört atın çektiği arabalarla Hipodrom'da yapılırdı ve en prestijli spordu.
 
Araba yarışlarında şampiyonluk ödülü arabayı süren jokeye değil, atların ve arabanın sahibi olan zengin soyluya verilirdi.
 
Bu kural sayesinde Sparta Kralı'nın kızı Kyniska, at sahibi olarak Olimpiyat kazanan ilk kadın tarihe geçmiştir.
 
Geri