Sututgarta bass. Kolpacıno🤣

İdrar analizi Orta Çağ doktorlarının en temel teşhis yöntemiydi; idrarın rengine, kokusuna ve hatta tadına bakarak hastalık tayin edilirdi.
 
"Kralın Dokunuşu" (Kraliyet Mucizesi) inanışına göre, meşru bir kralın elini sürmesinin sıraca (skrofula) hastalığını iyileştireceğine inanılırdı.
 
Anestezi olmadığı için cerrahi operasyonlardan önce hastalara yüksek dozda afyon, adamotu kökü veya alkol verilerek bayıltılmaya çalışılırdı.
 
Diş ağrısı çeken insanların dişlerinin içinde "diş kurtları" olduğuna inanılır, tedavi için tütsü dumanı veya doğrudan diş çekimi uygulanırdı.
 
Yaralı uzuvların kesilmesi (ampütasyon) sırasında kanamayı durdurmak için damarlar dağlanır veya yara yeri erimiş zifte batırılırdı.
 
"Zodiac Adamı" haritaları, vücudun hangi bölgesine hangi burcun hükmettiğini gösterir ve kan akıtma işlemleri bu astrolojik takvime göre yapılırdı.
 
Ağrı kesici ve yara temizleyici olarak kurbağa derisi, kurutulmuş solucan tozu ve hatta ezilmiş değerli taşlar ilaç niyetine yutturulurdu.
 
Kutsal günlerde veya kilise ayinleri sırasında hastalanan kişilerin mucizevi bir şekilde iyileşmesi için azizlerin mezarlarından alınan topraklar yaraya sürülürdü.
 
Şatolardaki döner merdivenler, yukarı çıkan savunmacıların sağ elleriyle kılıç sallayabilmesi, aşağıdan gelen saldırganların ise engellenmesi için saat yönünde inşa edilirdi.
 
"Katil Delikleri" (Murder holes), şato giriş kapılarının tavanında bulunan ve içeri sızan düşmanların üzerine kızgın yağ, zift veya kaynar su dökmeye yarayan deliklerdi.
 
Şatoların pencereleri dışarıdan çok dar, içeriden ise geniş tasarlanırdı; böylece okçular rahatça nişan alırken dışarıdan şatoya ok girmesi zorlaşırdı.
 
"Donjon" veya "Keep" adı verilen iç kuleler, dış surlar aşılsa bile feodal lordun ve ailesinin sığınabileceği en korunaklı, son savunma noktasıydı.
 
Tuvaletler (garderobe), şato duvarından dışarı doğru sarkan küçük çıkıntılardı ve atıklar doğrudan şato hendeğine veya aşağıdaki boşluğa düşerdi.
 
Kıyafetler böceklerden korunmak için şato tuvaletlerinin yakınına asılırdı; çünkü tuvaletten çıkan amonyak gazının güveleri öldürdüğü keşfedilmişti.
 
Kıyafetler böceklerden korunmak için şato tuvaletlerinin yakınına asılırdı; çünkü tuvaletten çıkan amonyak gazının güveleri öldürdüğü keşfedilmişti.
 
Zindanlar (oubliette), şatoların en alt katında yer alan, sadece tavandaki küçük bir delikten girilebilen ve mahkumların unutulmaya terk edildiği karanlık hücrelerdi.
 
Şato hendeklerine sadece su doldurulmaz, düşmanın çıplak ayakla geçmesini engellemek için hendek diplerine sivri kazıklar ve çöpler yerleştirilirdi.
 
Geri