Sututgarta bass. Kolpacıno🤣

Mızrak dövüşü (jousting), turnuvaların en prestijli ve tehlikeli sporu haline geldi.
 
Arbalet (kurmalı yay), zırhları delebilme gücüyle soylular tarafından korkunç bir silah olarak görüldü.
 
İngiliz uzun yayı (longbow), Yüzyıl Savaşları'nda Fransız şövalyelerine karşı üstünlük sağladı.
 
Barutun toplarda kullanılması, şövalye zırhlarını ve taş kaleleri işlevsiz kıldı.
 
Armacılık (heraldry), yüzü kapalı şövalyelerin tanınması için kalkanlara çizilen sembollerle doğdu.
 
Katolik Kilisesi, Orta Çağ Avrupası'nın en güçlü ve en zengin kurumu haline geldi.
 
Papa, kralların üzerinde manevi ve siyasi bir otoriteye sahipti.
 
Aforoz (bireysel dışlama), kilisenin en büyük siyasi silahlarından biriydi.
 
Enterdi (bölgesel dini faaliyetleri durdurma), kralları dize getirmek için kullanılırdı.
 
Manastır yaşamı, dünyadan elini eteğini çekip kendini ibadete adayanların merkeziydi.
 
Engizisyon mahkemeleri, kilise dogmalarına karşı gelenleri yargılamak için kuruldu.
 
Endüljans, günahların affedildiğine dair kilise tarafından satılan bir belgedir.
 
Skolastik düşünce, Hristiyan inancını rasyonel olarak temellendirme çabasıydı.
 
Kara Ölüm (Veba salgını, 1347-1351), Avrupa nüfusunun yaklaşık üçte birini yok etti.
 
Veba doktorları, hastaları muayene ederken içi bitki dolu kuş gagalı maskeler takardı.
 
Cüzzam hastaları, çıngırak taşıyarak toplumdan tamamen izole yaşamak zorundaydı.
 
Ekmek ve bira/şarap, temiz su bulmanın zor olduğu bu dönemde temel kalori kaynağıydı.
 
Geri