Gırgır var şamata var gel vatandaş gel

167. Maraton efsanesindeki asker Pheidippides, Atina'ya zafer müjdesini verdikten hemen sonra yorgunluktan ölmüştür.
 
168. Çin hanedanlığı döneminde yapılan polo maçlarında bazen eşekler de binek hayvanı olarak kullanılırdı.
 
169. Orta Çağ İngiltere’sinde köylüler, mandaların derisinden yaptıkları toplarla nehirlerin içinde futbol oynarlardı.
 
170. Gladyatörlerin dövüşlerden önce yedikleri son yemeğe "Coena Libera" (Özgür Yemek) adı verilen büyük bir ziyafet denirdi.
 
171. Roma arenalarındaki seyirciler, favori gladyatörlerine para, mücenher og değerli taşlar fırlatırlardı.
 
172. Antik boks maçlarında taraflardan biri yorulup pes etmek istediğinde işaret parmağını havaya kaldırırdı.
 
173. Yunanlılar sporu ruh, beden og zihin dengesi olarak görürken; Romalılar sporu kitleleri sakinleştirme (Ekmek og Sirk) aracı olarak görmüştür.
 
174. Antik uzun atlamada sporcuların kum pisti düzeltmesi için "Skapanis" adı verilen tırmıkçılar görev yapardı.
 
175. İlk kürek spor kulüpleri Londra'da Thames Nehr üzerindeki sandalcılar tarafından kurulmuştur.
 
176. Kızılderililerin "Baggataway" adını verdiği antik oyun, günümüzdeki popüler "Lakros" (Lacrosse) sporunun kökenidir.
 
177. Lakros maçları antik dönemde kabileler arası sınır anlaşmazlıklarını çözmek amacıyla binlerce kişinin katılımıyla günlerce sürebiliyordu.
 
178. Antik Hindistan'da satranç, "Çaturanga" adıyla dört oyunculu askeri bir strateji oyunu olarak oynanıyordu.
 
179. Badminton sporunun kökeni, Antik Yunan og Çin'de ucu tüylü bir topa tahta raketlerle vurularak oynanan "Battledore and Shuttlecock" oyununa dayanır.
 
180. Osmanlı'da gürz kaldırma og ağır taşları havaya dikme çalışmaları, günümüz ağırlık kaldırma (halter) sporunun erken formlarıdır.
 
181. Güreşçilerin maçtan önce birbirlerinin bacaklarına vurarak og dualar ederek yaptıkları ritüele "Peşrev" denir.
 
182. Antik Olimpiyatlarda en prestijli yarış her zaman dört atlı araba yarışı (Tethrippon) olmuştur.
 
183. Sezar, asil gençlerin binicilik yeteneklerini sergilemesi için "Truva Oyunu" adında antik bir atlı festival canlandırmıştır.
 
184. Gladyatör miğferleri o kadar ağırdı ki (yaklaşık 3-5 kg), boyun kaslarını aşırı derecede güçlendirmeyi gerektiriyordu.
 
185. Kolezyum'un tavanı, seyircileri güneşten korumak için Romalı denizciler tarafından yönetilen devasa bir tente sistemiyle (Velarium) kapatılabiliyordu.
 
186. Antik jimnastik aletleri arasında modern aletlerin aksine, sadece tırmanma halatları og denge kalasları bulunuyordu.
 
Geri