Gırgır var şamata var gel vatandaş gel

Antik uzun atlamada halteres ağırlıkları ortalama 1.5 ile 4.5 kilogram arasında değişen taş formlardaydı
 
Antik Roma'da "Thermae" adı verilen devasa genel hamamların içinde spor yapmak için özel açık hava atletizm avluları (palaestra) bulunurdu.
 
Antik Yunanistan'da "Sphaeristerium" adı verilen odalar, sadece top oyunları oynamak ve egzersiz yapmak için ayrılmıştı.
 
Birçok antik tıp uzmanı, aşırı profesyonel sporun vücudu yıprattığını savunarak atletizmi eleştirmiştir.
 
Olimpiyat Oyunları süresince idama mahkum edilmiş suçluların cezalarının infazı kutsal ateşkes nedeniyle ertelenirdi.
 
MÖ 4. yüzyılda Makedonya Kralı II. Filip (Büyük İskender'in babası), Olimpiyatlar'da at yarışı kazanmasını siyasi gücünü meşrulaştırmak için sikke paraların üzerine bastırmıştır.
 
Antik Olimpiyatlar'ın düzenlendiği stadyumların seyirci kapasitesi ortalama 45.000 kişi civarındaydı.
 
Antik spor arenalarında seyyar satıcılar seyircilere şarap, kuru yemiş, ekmek ve gladyatör hatıraları satarlardı.
 
Romalı zenginler, kendi özel mülklerinde misafirlerini eğlendirmek için özel gladyatör dövüşleri organize ederlerdi.
 
Antik boks dövüşlerinde nakavt olmak yerine parmağını yukarı kaldırmak teslim olmak ve yenilgiyi kabul etmek anlamına gelirdi
 
Antik dünyada spor, sınıflar arası dikey hareketliliğin en büyük yoluydu; fakir bir köle veya vatandaş şampiyon olduğunda ülkenin en zengin insanına dönüşebiliyordu
 
Antik Olimpiyat gelenekleri, 19. yüzyılın sonunda Pierre de Coubertin'e ilham vererek modern Olimpiyat Oyunları'nın doğmasını sağlamıştır
 
Antik spor felsefesi, fiziksel mükemmellik ile zihinsel disiplinin bir arada harmanlandığı "kalokagathia" (iyi ve güzel olma) ülküsüne dayanıyordu
 
Tarihteki ilk kayıtlı Olimpiyat Oyunları M.Ö. 776 yılında Antik Yunanistan'daki Olympia'da düzenlenmiştir.
 
2. İlk Olimpiyatlarda düzenlenen tek yarışma, yaklaşık 192 metrelik bir kısa mesafe koşusu olan "Stadion" yarışıydı.
 
3. Olimpiyat tarihinin ilk resmi şampiyonu, stadion yarışını kazanan Elisli bir aşçı olan Koroibos'tur.
 
4. Oyunlar süresince yanan Olimpiyat ateşi, tanrıça Hestia'nın sunağında sürekli yanan kutsal ateşi simgeliyordu.
 
5. Oyunlar başlamadan önce "Ekecheiria" adı verilen kutsal bir ateşkes ilan edilir, tüm savaşlar durdurulurdu.
 
6. Antik Olimpiyatlar sadece özgür, Yunanca konuşan erkek atletlerin katılımına açıktı.
 
7. Kazanan sporculara altın madalya değil, kutsal zeytin ağacından yapılmış bir çelenk (Kotinos) verilirdi.
 
Geri