Bilgi Gereğinden gereksiz ilginç bilgiler

  • Konu başlatıcı Konu başlatıcı wolwox
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
Düşünce: Temel bir gün uçağa binmiş. Uçak tam havalanırken yanındaki yolcuya dönmüş: "Şu insanlar aşağıda karınca gibi görünüyor değil mi?" Yolcu cevap vermiş: "Henüz havalanmadık beyefendi, onlar gerçekten karınca!"
 
Röntgenci: Temel hastanede röntgen çektirmiş. Doktor sonuca bakıp "Temel bey, kaburga kemiklerinizden biri kırık" demiş. Temel şaşırmış: "Yapma ya doktor! Peki ceketimde bir şey var mı?"
 
Formül: Temel ile Dursun çölde susuz kalmışlar. Birden önlerine bir lamba çıkmış. Ovalamışlar, cin çıkmış. "Dileyen benden ne dilerseniz" demiş. Temel hemen atılmış: "Bizi denize götür!" Dursun ağlamaya başlamış: "Ben yüzme bilmeyrum ki!"
 
İlaç: Temel doktora gitmiş: "Doktor bey, verdiğiniz ilaçlar hiç işe yaramadı." Doktor şaşırmış: "Nasıl olur? Düzenli aldın mı?" Temel: "Tabii ki aldım, ama her seferinde arkasından bir bardak su içmeme rağmen mideme inmedi, hep ağzımda kaldı!"
 
Kaza: Temel arabasıyla giderken kırmızı ışıkta geçmiş ve polise yakalanmış. Polis: "Ehliyet ve ruhsat lütfen" demiş. Temel: "Gerek yok memur bey, ben zaten her gün buradan geçiyorum."
 
Tarih: Öğretmen sormuş: "Oğlum söyle bakalım, İstanbul kaç yılında fethedildi?" Çocuk: "Bilmiyorum öğretmenim." Öğretmen kızmış: "Ben sana dün çalış demedim mi?" Çocuk: "Çalıştım öğretmenim ama tarih çok eski, aklımda kalmıyor."
 
İtiraf: Anne çocuğuna sormuş: "Oğlum, mutfaktaki vazoyu sen mi kırdın?" Çocuk: "Hayır anne, ben sadece dokundum, o zaten kırılmak istiyormuş."
 
Karne: Çocuk eve gelmiş ve babasına karne vermiş. Baba karneye bakmış, hepsi zayıf. "Bu ne biçim karne oğlum?" demiş. Çocuk: "Babacım, o benim değil, senin eski odanda bulduğum senin karnen!"
 
Matematik: Öğretmen sormuş: "Ali, cebinde 10 lira var. Arkadaşından da 5 lira istedin. Toplam kaç liran olur?" Ali: "10 liram olur öğretmenim." Öğretmen: "Matematiği hiç bilmiyorsun." Ali: "Siz de benim arkadaşımı hiç tanımıyorsunuz, hayatta vermez!"
 
İş Görüşmesi: Patron adaya sormuş: "Peki, en büyük zayıflığınız nedir?" Aday: "Dürüstlüğüm." Patron: "Bence dürüstlük bir zayıflık değildir." Aday: "Ne düşündüğünüz umurumda değil zaten!"
 
Lokanta: Müşteri garsonu çağırmış: "Çorbamda sinek var!" Garson eğilip bakmış: "Merak etmeyin efendim, çok yüzemez, zaten çorba sıcak."
 
Taksi: Adam taksiye binmiş ve acelesi olduğunu söylemiş. Taksici gaza basmış, kırmızı ışıklarda hiç durmadan geçiyormuş. Adam korkarak "Kırmızıda neden durmuyorsun?" demiş. Taksici: "Ben profesyonelim abi, bir şey olmaz" demiş. Tam yeşil ışığa gelmişler, taksici aniden frene basmış. Adam: "Yeşilde niye durdun?" Taksici: "Diğer taraftan başka bir profesyonel gelebilir!"
 
Hırsız: Adamın evine hırsız girmiş. Adam hiç ses çıkarmadan hırsızı izlemiş. Hırsız evde değerli bir şey ararken adam fısıldamış: "Boşuna arama, gündüz benim bulamadığımı sen gece hiç bulamazsın."
 
Hırsızın Hiç mi Suçu Yok?: Nasreddin Hoca’nın evine hırsız girmiş, evde ne var ne yoksa götürmüş. Ertesi gün komşuları toplamış: "Hoca kapıyı açık unuttun", "Pencereleri kilitlemedin" diye Hoca'yı suçlamışlar. Hoca en sonunda dayanamamış: "Yahu tamam ben suçluyum da, eve giren hırsızın hiç mi suçu yok?"
 
Kuyu: Nasreddin Hoca bir gün kuyuya bakarken aydede görmüş. "Eyvah, ay kuyuya düşmüş!" diyerek hemen eve koşup kancayı getirmiş. Kancayı kuyuya atıp çekmeye başlamış. Kanca alttaki bir taşa takılmış. Hoca bütün gücüyle asılınca kanca kurtulmuş, Hoca da sırtüstü yere düşmüş. Gökyüzündeki ayı görünce sevinçle söylenmiş: "Çok uğraştım ama ayı da kurtardım!"
 
Şarap: Bektaşi’ye sormuşlar: "Şarap haramdır, neden içiyorsun?" Bektaşi cevap vermiş: "Kuran’da 'namaza yaklaşmayın' yazıyor, ben de içip içip uzak duruyorum işte."
 
Pilav: Nasreddin Hoca ziyafette kaşıkla sürekli pilav yiyen adama bakmış. Adam tabağı silip süpürürken Hoca dayanamamış: "Yahu arkadaş, pilavı öyle bir yiyorsun ki sanki arkandan atlı kovalıyor!" Adam ağzı dolu cevap vermiş: "Yok Hoca, atlı değil, arkamdan açlık kovalıyor."
 
İkizler: Polis aşırı hız yapan bir arabayı durdurmuş. Direksiyondaki adama "Beyefendi ehliyetiniz?" demiş. Adam yan koltuktaki ikizini gösterip: "Memur bey, ehliyeti evde unuttum ama aynısından yanımda var, bakabilirsiniz!" demiş.
 
Geri