Rolling Barcelonanın yeri

1173: Teleolojik Kanıt (Düzen ve Gaye Kanıtı) - Doğada, canlılarda ve evrenin genel işleyişinde gözlemlenen muazzam hassasiyet, düzen, uyum ve amaca uygunluğun, rastlantısal olarak ortaya çıkamayacağını; bunun ancak bilinçli, yüce ve her şeye gücü yeten bir tasarımcının (Tanrı) eseri olabileceğini savunan argümandır.
 
1174: Kötülük Problemi (Theodicy) - Eğer Tanrı mutlak olarak mutlak iyi, her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten bir varlıksa, dünyadaki bunca acının, zulmün, adaletsizliğin ve kötülüğün neden var olduğunu sorgulayan; din felsefesinin en köklü ve en çok tartışılan felsefi açmazıdır.
 
1175: Teizm - Evreni yaratan, onu sürekli olarak düzenleyen, koruyan, insanlara peygamberler ve kutsal kitaplar göndererek müdahale eden, mutlak güç ve irade sahibi tek bir Tanrı'nın varlığına inanmayı temel alan dini-felsefi sistemdir.
 
1176: Deizm (Yaratancılık) - Tanrı'nın evreni mükemmel bir şekilde yarattığını ve doğa yasalarını koyduğunu, ancak yaratma eyleminden sonra evrene, tarihe veya insan hayatına hiçbir şekilde müdahale etmediğini; peygamberleri, vahiyleri ve kurumsal dinleri reddettiğini savunan görüştür.
 
1177: Panteizm (Tümtanrıcılık) - Evren ile Tanrı'nın bir ve aynı şey olduğunu; doğanın, maddenin ve tüm varoluşun Tanrı'nın kendisinden başka bir şey olmadığını, dolayısıyla aşkın (evrenin dışında) bir Tanrı figürünün bulunmadığını ileri süren öğretidir.
 
1177: Panteizm (Tümtanrıcılık) - Evren ile Tanrı'nın bir ve aynı şey olduğunu; doğanın, maddenin ve tüm varoluşun Tanrı'nın kendisinden başka bir şey olmadığını, dolayısıyla aşkın (evrenin dışında) bir Tanrı figürünün bulunmadığını ileri süren öğretidir.
 
1178: Panenteizm (Kamusal Tümtanrıcılık) - Panteizmden farklı olarak, evrendeki her şeyin Tanrı'nın içinde yer aldığını, ancak Tanrı'nın bu evrenden ibaret olmayıp evreni aşan, ondan çok daha büyük ve aşkın bir boyuta da sahip olduğunu savunan "çift kutuplu" Tanrı anlayışıdır.
 
1179: Agnostisizm (Bilinemezcilik) - İnsan aklının ve mevcut ampirik verilerin, Tanrı'nın varlığı veya yokluğu hakkında kesin bir bilgiye ulaşmakta yetersiz olduğunu; bu nedenle doğgüstü varlıklar hakkında kesin bir iddiada bulunmanın mantıksal olarak imkansız olduğunu savunan epistemolojik tutumdur.
 
1180: Ateizm (Tanrıtanımazlık) - Evreni yaratan, yöneten veya insan yaşamına yön veren herhangi bir doğaüstü gücün, ilahi iradenin veya Tanrı'nın var olduğunu gösteren hiçbir rasyonel ve ampirik kanıt bulunmadığını belirterek Tanrı inancını reddeden felsefi yaklaşımdır.
 
1181: İgnotisizm (Teolojik Non-Kognitizm) - "Tanrı" kavramının net, tutarlı ve üzerinde uzlaşılmış ampirik bir tanımı olmadığını; bu nedenle Tanrı'nın var olup olmadığını tartışmanın anlamsız olduğunu, önce bu kavramın ne ifade ettiğinin tutarlı bir şekilde açıklanması gerektiğini savunan felsefi görüştür.
 
1182: Hümanizm - Orta Çağ'ın teosantrik (Tanrı merkezli) dünya görüşüne karşı, insanı, insan aklını, özgürlüğünü ve bu dünyadaki potansiyelini her türlü aşkın otoritenin ve dogmanın üzerinde tutan, odağına insan değerini yerleştiren seküler felsefi akımdır.
 
1182: Hümanizm - Orta Çağ'ın teosantrik (Tanrı merkezli) dünya görüşüne karşı, insanı, insan aklını, özgürlüğünü ve bu dünyadaki potansiyelini her türlü aşkın otoritenin ve dogmanın üzerinde tutan, odağına insan değerini yerleştiren seküler felsefi akımdır.
 
1183: Laiklik (Sekülerizm) - Toplumsal düzenin, hukukun, devlet yönetiminin ve eğitim sisteminin dini kurallara veya dogmalara göre değil; akıl, bilim ve dünyevi ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirilmesini; devletin tüm inançlara karşı tarafsız kalmasını savunan ilkedir.
 
1184: Nihilizm (Hiçcilik) - Yaşamın nesnel bir anlamı, amacı, nihai hedefi veya evrensel bir değeri olmadığını; nesnel ahlak kurallarının, toplumsal otoritelerin ve yerleşik tüm inanç sistemlerinin temelsiz birer yanılsamadan ibaret olduğunu savunan radikal felsefi öğretidir.
 
1185: Pasif Nihilizm - Nietzsche'nin analizinde, hayatın anlamsızlığını fark ettikten sonra derin bir umutsuzluğa, eylemsizliğe ve pesimizme düşen; dünyayı değiştirmek ya da yeni değerler yaratmak yerine mevcut anlamsızlığa boyun eğen zayıf zihniyet durumudur.
 
1186: Aktif Nihilizm - Nietzsche'ye göre, hayatın nesnel bir anlamı olmadığını fark eden bireyin, bunu bir çöküş olarak değil, tam tersine mutlak bir özgürlük olarak görmesi; eski, çürümüş dogmatik değerleri yıkarak kendi yaşam anlamını ve değerlerini bizzat kendisinin inşa etmesi sürecidir.
 
1187: Üstinsan (Übermensch) - Nietzsche felsefesinde, toplumun dayattığı sürü ahlakını, geleneksel dini değerleri ve nihilizmi aşmış; kendi değerlerini kendi koyan, bedensel ve zihinsel sınırlarını zorlayarak potansiyelini en üst düzeyde gerçekleştiren geleceğin insan modelidir.
 
1188: Sürü Ahlakı - Nietzsche'nin köle ahlakı olarak da adlandırdığı; zayıf, korkak ve vasat çoğunluğun, güçlü ve yaratıcı bireyleri baskılamak, onları kendi seviyelerine çekmek için uydurdukları; fedakarlık, boyun eğme ve eşitlik gibi kavramları kutsayan ahlak sistemidir.
 
1189: Efendi Ahlakı - Nietzsche felsefesinde, güçlü, yaratıcı ve bağımsız bireylerin geliştirdiği; köle ahlakının aksine yaşamı, gücü, gururu, sanatı ve bireysel mükemmelliği kutsayan; dışarıdan bir onay beklemeden kendi eylemlerinin sorumluluğunu alan asil zihniyettir.
 
1190: Güç İstenci - Friedrich Nietzsche'ye göre, evrendeki tüm canlıların ve insan eylemlerinin arkasındaki temel itici güçtür; sadece hayatta kalma arzusu değil, varlığını genişletme, büyüme, engelleri aşma, çevreye hükmetme ve kendini aşma yönündeki bitmek bilmeyen temel enerjidir.
 
Geri