Rolling Barcelonanın yeri

1134: Kategorik İmperatif (Koşulsuz Buyruk) - Kant ahlakında, hiçbir çıkara, amaca veya sonuca bağlı olmaksızın, eylemin kendisi ödev olduğu için yapılması gereken, "Öyle davran ki eyleminin ilkesi evrensel bir yasa olabilsin" diyen mutlak ahlak yasasıdır.
 
1135: Hipotetik İmperatif (Koşullu Buyruk) - Kant felsefesinde, bireyin ahlaki eylemlerini belirli bir amaca, arzuya veya avantaja ulaşma şartına bağlayan ("Eğer saygı görmek istiyorsan, dürüst ol" gibi) araçsal, koşullu buyruk tipidir.
 
1136: Nominalizm (Adcılık) - Orta Çağ ve bilgi felsefesinde, tümellerin (örneğin "insanlık" veya "güzellik" kavramlarının) nesnel bir gerçekliğe sahip olmadığını, bunların yalnızca benzer nesneleri gruplamak için kullanılan soyut isimlerden ibaret olduğunu savunan akımdır.
 
1137: Konseptualizm (Kavramcılık) - Tümeller tartışmasında, soyut kavramların dış dünyada bağımsız birer varlık olarak bulunmadığını, ancak nominalistlerin aksine, insan zihninde gerçek ve işlevsel zihinsel yapılar (kavramlar) olarak var olduğunu ileri süren uzlaşmacı görüştür.
 
1138: Kavramsal Şema - Bilginin organize edilmesini sağlayan; bireyin dış dünyadan gelen duyusal verileri algılamasını, sınıflandırmasını, filtrelemesini ve anlamlandırmasını belirleyen yerleşik zihinsel sistemler ve inançlar bütünüdür.
 
1139: Teleoloji (Ereksellik) - Doğa ve evrendeki olayların, süreçlerin veya yapıların mekanik nedenlerle değil, önceden belirlenmiş belirli bir amaca, gayeye veya nihai hedefe (telos) yönelik olarak gerçekleştiğini savunan felsefi öğretidir.
 
1140: Mekanisizm - Evreni ve içindeki tüm süreçleri, gizemli amaçlar veya ruhsal güçler barındırmayan, yalnızca fiziksel maddelerin birbirini itip kakmasıyla ve mekanik yasalarla çalışan devasa bir makine gibi gören determinist yaklaşımdır.
 
1141: Korelasyonizm - Çağdaş felsefede, insanın nesneyi asla kendi başına düşünemeyeceğini, nesnenin de insan düşüncesinden bağımsız ele alınamayacağını; her şeyin sadece "insan-dünya ilişkisi" (korelasyon) üzerinden bilinebileceğini iddia eden yaklaşımın eleştirel adıdır.
 
1141: Korelasyonizm - Çağdaş felsefede, insanın nesneyi asla kendi başına düşünemeyeceğini, nesnenin de insan düşüncesinden bağımsız ele alınamayacağını; her şeyin sadece "insan-dünya ilişkisi" (korelasyon) üzerinden bilinebileceğini iddia eden yaklaşımın eleştirel adıdır.
 
1142: Kozmogoni - Mitolojide ve ilk dönem felsefesinde, evrenin, gök cisimlerinin ve tüm varoluşun nasıl meydana geldiğini, kökenini ve doğuşunu felsefi ya da simgesel anlatılarla açıklamaya çalışan yaratılış öyküsüdür.
 
1143: Kozmoloji - Evrenin yapısını, tarihini, evrimini, fiziksel işleyiş yasalarını ve bütünsel düzenini felsefi ya da bilimsel yöntemlerle bir bütün olarak inceleyen evren bilimidir.
 
1144: Esansiyalizm (Özcülük) - Nesnelerin, varlıkların veya kavramların (örneğin insan doğasının), onların ne olduğunu belirleyen, zamanla değişmeyen ve onlara kimliğini veren sabit, mutlak ve köklü bir "öz"e sahip olduğunu savunan felsefi öğretidir.
 
1145: Egzistansiyalizm (Varoluşçuluk) - Özcülüğün aksine, insanda varoluşun özden önce geldiğini savunan; bireyin önceden belirlenmiş bir kaderi olmadığını, kendi eylemleri ve özgür seçimleriyle kendi özünü bizzat kendisinin yarattığını ileri süren akımdır.
 
1146: Determinizm (Belirlenimcilik) - Evrendeki her olayın, kararın ve eylemin, nedensellik ilkesi gereğince geçmişteki olaylar ve doğa yasaları tarafından kaçınılmaz olarak belirlendiğini, dolayısıyla mutlak anlamda özgür iradeden söz edilemeyeceğini savunan görüştür.
 
1147: İndeterminizm (Belirlenmezcilik) - Evrendeki bazı olayların, insani kararların veya kuantum düzeyindeki süreçlerin tamamen nedensel bağlardan azade, önceden kestirilemez ve rastlantısal olarak gerçekleşebileceğini; dolayısıyla özgür iradeye alan açıldığını ileri süren kuramdır.
 
1148: Lojistik Pozitivizm (Mantıksal Doğrulamacılık) - Viyana Çevresi tarafından geliştirilen; yalnızca ampirik (deneysel) olarak doğrulanabilen veya mantıksal/matematiksel olarak çözümlenebilen önermelerin anlamlı olduğunu, metafiziksel ifadelerin ise bütünüyle anlamsız olduğunu savunan felsefe akımıdır.
 
1149: Yanlışlanabilirlik - Karl Popper'ın bilim felsefesine kazandırdığı; bir teorinin bilimsel sayılabilmesi için onun hangi gözlem veya deneyle çürütülebileceğinin (yanlışlanabileceğinin) açık olması gerektiğini, doğrulanma arayışının tek başına bilimsellik kriteri olamayacağını belirten ilkedir.
 
1150: Hermeneutik (Yorum Bilgisi) - Başta felsefi, dini ve edebi metinler olmak üzere, insan eylemlerini, tarihsel olayları ve kültürel ürünleri, üretildikleri dönemin bağlamını ve yaratıcısının niyetini göz önünde bulundurarak anlama ve yorumlama sanatı ve yöntemidir.
 
1151: Akatalepsi - Antik Çağ şüpheciliğinde, nesnelerin gerçek doğasının insan zihni tarafından tam olarak kavranamaz, bilinemez ve algılanamaz olduğunu; dolayısıyla kesin bilginin imkansızlığını ileri süren felsefi kavramdır.
 
1152: Epokhe - Skeptik (şüpheci) felsefede ve daha sonra fenomenolojide, nesnelerin gerçekliğine dair kesin bir yargıda bulunmaktan kaçınarak hükümleri askıya alma ve zihni ön yargılardan arındırma durumudur.
 
Geri